Öz Ortodoksluk doktrinleri ve emanetleri

ÏRTODOKS KILISESI'NDE ÊUTSAL GIZEMLER

 

EVLİLİK GİZEMİ

Kaynaklar: orthodoxwiki, oca.org ve http://orthodox.net/articles/matrimony.html

 

 

 

Evlilik diğer pek çok Hristiyan geleneğinde olduğu gibi Ortodoks Kilisesi’nde de kutsal gizemlerden biridir. Kadın ile erkeği Tanrı huzurunda ve ebedi bir bağ içinde Mesih’i ve İncil’i takip etme ve birliktelikleri sayesinde imanlı ve kutsal bir aile oluşturmaları amacıyla birleştirme görevi görür. Evliliğe hem Eski hem de Yeni Antlaşma metninde kapsamlı bir şekilde atıfta bulunulmuştur. Mesih ise İncil’de evliliğin özde bölünmez olduğunu ilan etmiştir.

Manastır yaşamı kadar evli olarak sürdürülen bir yaşam da Tanrı’nın özel çağrısıyla gerçekleşir ve Kutsal Ruh’un özel bir armağanını veya yeteneğini gerektirir; bu armağan ise kişiye Kutsal Evlilik gizemi sayesinde bağışlanır. Kutsal Üçlük’ün farklılıkta teklik sırrı, Kilise’ye olduğu gibi evlilik öğretisine de yansımıştır. Bu gizem sayesinde kurulan aile aslında küçük bir kilisedir.

Ortodoks Kilisesi, insanın Üçlük’ün suretinde yaratıldığını ve özel durumlar dışında onun tek başına değil de bir aile içinde yaşamasının Tanrı’nın isteği olduğunu öğretir. Tanrı, Adem ve Havva’dan bereketli olup çoğalmalarını nasıl istemiş ve bu ilk aileyi nasıl kutsamışsa, Kilise de şimdi bir erkek ile kadının birlikteliğini kutsamaktadır.

Evlilik, Mesih tarafından kurumsallaştırılmış veya icat edilmiş değildir. Buna karşın, Rabbimiz evliliğe çok özel bir anlam ve önem yüklemiştir. Hem Eski Antlaşma Yasası’nı takip edip hem de Mesih olarak mükemmelleştirici özelliği sayesinde Yasa’nın resmî kurallarının ötesine geçerek, insanlara özgü evliliğin benzersizliğini Tanrı’nın insanlara ve kendisinin de Kilisesi’ne karşı beslediği sevginin mükemmel ve doğal ifadesi olarak tanımlamıştır.

Mesih’e göre, bir kadın ile erkeğin birbirine karşı duyduğu sevginin, Tanrı’nın mükemmel olarak belirlediği sevgi olması için; benzersiz, ortadan kaldırılmayacak nitelikte, sonsuz ve Tanrısal olması şarttır. Rabbin kendisi sadece bu öğretide bulunmamış, aynı zamanda bu öğretinin Kilise’de kutlanan evlilik gizemi ile gerçekleşmesi için yetki de vermiştir.

Evlilik gizeminde, bir erkek ve kadına, insanların kendi başlarına başarmalarının mümkün olmadığı tarzda tek bir ruh ve beden olma imkanı bağışlanır. Hristiyan evliliğinde bu dünyada başlayan sevginin ölümde sona ermeyip Tanrı’nın Egemenliğinde mükemmel bir şekilde amacına ulaşıp devam etmesi için Kutsal Ruh verilir.

Asırlar boyunca Kilise’de evlilik için özel bir tören belirlenmemiştir.İki Hristiyan, birbirlerine olan sevgiyi Kilise’de ikrar etmiş ve Mesih’in kutsal şükran sofrası aracılığıyla mühürlenmiş olan birliktelikleri için Tanrı’dan kutsama almış olmaktaydılar. Kilise’nin, çiftin birlikteliğini resmî olarak tanımlaması ve bu birlikteliğin Mesih’in bedenine dahil edilmesiyle, evlilik Hristiyanlaşırdı; yani ebedi, biricik, bitmeyen ve bölünmez olan Tanrısal sevginin yaratılmış suretine dönüşürdü.

Evlilik gizemi için Kilise’de özel bir tören düzeni belirlendiğinde, vaftiz ve kuvvetlendirme gizemleri esas alındı. Bu sebeple evlilik gizeminde çiftlere yapılan hitap, bireysel vaftiz gizemindeki hitaba benzerdir. Çift, imanını ve Tanrı’ya olan sevgisini ikrar eder. Geçit töreni ile Kiliseye girerler. Üzerlerine dua okunur ve kutsama verilir. Çift, Tanrı’nın sözünü dinler. Bu dünyada Tanrı’nın çocukları ve iman tanıkları ve Tanrısal egemenlikte ebedi yaşamın mirasçıları olmaları için Tanrısal yüceliğin tacı ile taçlanırlar. Diğer tüm gizemlerde olduğu gibi, evlilik gizemini de kilisede kutsal komünyonu alarak tamamlarlar.

Ortodoks evlilik gizeminin kuralcı bir özelliği yoktur. Evlilik, tüzel bir antlaşma olmadığından herhangi bir ant veya yemin içermez. Aslında evlilik, Tanrı’daki insan sevgisinin Mesih aracılığıyla Kutsal Ruh’ta vaftiz edilip güçlendirilmesi demektir. İnsana ait sevginin, Kilise’dekilere açıklanıp verildiği şekliyle, Tanrı’nın ebedi egemenliğinin birliğinde ve göksel mükemmelliğinde Tanrısal bir nitelik kazanmasıdır.

Evlilik gizeminin, sadece Kilise’ye ait olanlara, yani Kilise’ye vaftiz olarak katılmış kişilere verilebileceği  açıktır. Bu, Ortodoks Kilisesi’nin günümüzdeki değişmez öğreti ve uygulamalarından biridir. Yine de, Hristiyanlar arasındaki ayrışma trajedisinden dolayı, her iki tarafın da herhangi bir zorlama ve dayatma olmaksızın Mesih’te mutlak birlik için içtenlikle çalışması ve dua etmesi kaydıyla, Ortodoks bir Hristiyanın Ortodoks olmayan vaftizli bir Hristiyan ile evliliğine izin verilebilir. Ortodoks olmayan bir Hristiyan ile evlenen Ortodoks kişi, Kilise’nin üyesi ve kutsal komünyon gizeminin katılımcısı olarak kalabilmek için Ortodoks Kilisesi’nin gizemsel dua ve kutsamalarından yararlanmayı sürdürmelidir. 

Ortodoks öğretiye göre, sadece tek bir evlilik Mesih’in bu gerçekliğe kazandırdığı mükemmel anlam ve önemi barındırabilir. Yani, Ortodoks Hristiyan geleneği dul erkek ve kadınları, bu dünyadan göçen ama Mesih’te diri olan eşlerine sadık kalmaya teşvik eder. Aynı ilke gereğince Ortodoks geleneği; geçici “birliktelikleri”, rasgele cinsel ilişkileri, pek çok farklı kişiyle cinsel ilişkiye girmeyi, aynı cinsin bireyleri arasındaki cinsel ilişkiyi ve evlilikteki sorunların ayrı yaşama ve boşanma ile sonuçlanmasını Tanrı tarafından Mesih’te ilan edilen insan mükemmelliğine aykırı sayar. Yine de Ortodoks Kilisesi evliliğin Mesih tarafından öğretilmiş ideal koşullarını yerine getirememiş kişilere tövbe, günahların samimi bir şekilde itirafı ve birlikte iyi bir yaşam sürmeye yönelik gerçek bir söz aracılığıyla ikinci bir evlilik töreni hakkı vermektedir. Ayrıca, Ortodoks Kilisesi gerçekten Tanrı ile Efkaristiya gizemine dayalı bir birlik içinde bulunmayı arzu ederler ve Kilise’nin yaşamına katılmak için gerekli diğer tüm koşulları yerine getirirlerse, ikinci evliliklerini yapan kişilere Kutsal Komünyon (Rabbin Sofrası) gizemini vermezlik etmez.

Yaşamın her alanında Mesih’e ihtiyaç duyulduğu için ve hiçbir şeyin Mesihsiz veya O’nun Kilise içinde Kutsal Ruh aracılığıyla varlığı ve gücü olmaksızın mükemmel bir şekilde yapılmasının, hatta yapılabilmesinin mümkün olmadığı yolundaki kesin Hristiyan inancı gereği iki Hristiyan bir arada yaşamaya başlayamazlar ve birlikteliklerini Kilise’nin evlilik gizemi yardımıyla Tanrı’nın Egemenliğinin sonsuzluğuyla ilişkilendirmeden önce birbirlerinin hayatlarını tam bir – ruhsal, fiziksel, zihinsel, sosyal ve ekonomik – birlik içinde paylaşamazlar. 

Evliliğin gizemsel töreninde ifade edilmiş Ortodoks öğretiye göre, çocuk yapmak ve onları aile kavramı bağlamında koruyup sevmek, bir kadın ve erkeğin Mesih’teki sevgisinin normal bir sonucudur. Bu sayede evlilik, Tanrı’nın yaratıcı ve koruyucu sevgisinin, Kutsal Üçlük’teki üç Kişinin dünyanın yaratılmasında ve gözetilmesinde taşan ölçüde bulunan mükemmel sevgisinin insanca ifadesine dönüşür. Tanrısal sevgiyi örnek alıp taklit eden insan sevgisinin, insanların dünyaya gelmesinde ve korunmasında taşan ölçüde etkili olması gerektiği yolundaki kanı, çocuk yapmanın evliliğin tek amacı olup bir evliliğin doğru ve yasal sayılmasının biricik ve mutlak yolu olduğu anlamına gelmez. Ayrıca çocuksuz bir çiftin birlikte Hristiyanca bir yaşam süremeyecekleri anlamına gelmez. Bu kanı sadece, evli bir çiftin kişisel rahat ve iyi yaşam, lüks ve özgürlük arzusu, sorumluluk korkusu, mal varlıklarını paylaşmaktan kaçınma, çocuklardan nefret etme ve benzeri gerekçelerle bir aile oluşturmaktan bilinçli olarak kaçınmalarının Hristiyanca olmadığı ve Ortodoks Kilisesi’nin yaşamın, sevginin ve evliliğin anlamı konusunda Kutsal Yazılara dayanan, ahlaki ve gizemsel öğretileriyle ve deneyimleriyle bağdaşmayacağını gösterir.

Yukarıda sunulmuş farklı bakış açısı doğrultusunda, evlilikte doğum kontrolü, temelde teşvik edilmeyen ve uygulanması sadece çok derin bir vicdan muhakemesi, dua ve Kilise yönetiminin rehberliği eşliğinde mümkün sayılabilecek son derece önemli bir konudur.

Rahimde şekillenmeye başlamış bir çocuğun kürtaj yoluyla alınması Ortodoks Kilisesi’nde kesin olarak yasaklanmıştır ve annenin tedavi edilemeyecek ölçüde zarar göreceği ve doğum sırasında ölümünün olası olduğu aşırı durumlarda en büyük ölçüde ahlaki riski kabullenip en ciddi pişmanlığı göstermek dışında başka hiçbir şekilde haklı gösterilemez. Bu tür durumlarda kürtaj ile ilgili kararı annenin kendisi almalıdır ve anne dışındaki herkes de bu işlem için Tanrı’nın göksel merhametini dilemeli ve O’nun huzurunda durup hesap vermeye hazır olmalıdır.

 

ORTODOKSLUKTA DÜĞÜN TÖRENİ

Ortodoks inanç ve uygulamasında, evlilik gizeminin töreni aşağıdaki bölümlerden oluşur:

YÜZÜKLER

Papaz, yüzükleri eline alır ve gelin ve damadın başları üzerinde haç işareti çizip “Tanrı’nın hizmetkârı sen…….,  Tanrı’nın hizmetkârı ….. ile nişanlanıyorsun. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla” diyerek kutsar. Evlenecek çift yüzükleri değiş-tokuş ederler (Gelin, parmağındaki yüzüğü çıkarıp damadın parmağına takar, damat da kendi yüzüğünü çıkarıp gelinin parmağına takar). Yüzüklerin nişanlanma işareti olduğu açıktır ve yüzüklerin değiş tokuş edilmesi de evlilik hayatında bir tarafın zayıflıklarının diğer tarafın gücüyle ve birinin yetersizliklerinin diğerinin mükemmel yönleriyle kapanacağını sembolize etmektedir. Yeni nişanlanan çiftin her biri tek başınayken eksiktir; ancak birlikteyken mükemmelliğe ulaşırlar. Böylece, yüzüklerin el değiştirmesi çiftin, evlilik süresince birbirini tamamlayacağına işaret eder. İki taraf da evlilik birliğinin sağladığı zenginliklerden faydalanacaktır.

MUMLAR

Nişan töreninin hemen sonrasında evlilik törenine geçilir. Gelin ve damada, tören süresince ellerinde tutacakları birer mum verilir. Bu mumlar, Kutsal Kitap’taki benzetmede sözü edilen beş akıllı bakirenin sahip oldukları yağ kandillerini temsil eder. Bu bakireler, kandilleri için yeterince yağa sahip olduklarından, gece karanlığında gelen güveyi, yani Mesih’i karşılayabilmişlerdir. Mumlar, çiftin bu gizem aracılığıyla kendilerini kutsayacak olan Mesih’i karşılamaya yönelik ruhsal arzularını sembolize eder.

TAÇ TAKMA

Taç takma töreni, evlilik gizeminin doruk noktasını oluşturur. Gelin ve damadın başına yerleştirilen taçlar, bu gizemin verilmesi sırasında Tanrı’nın evlenen çifte verdiği görkem ve onurun temsilcisidir. Gelin ve damat; Tanrı korkusu, bilgelik, adalet ve dürüstlük ile hüküm sürecekleri kendi küçük krallıklarının, yani ailesel kilisenin kraliçesi ve kralı olarak taçlanırlar. Taç takma töreni için  papaz taçları eline alıp gelin ve damadın başı üzerinde tutar ve “Tanrı’nın hizmetkârı olan ……. ve ……. , Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adıyla taçlanıyorlar” der. Gerçek bir evlilik, her iki tarafın da büyük ölçüde fedakârlık yapmasını gerektirdiğinden, Ortodoks düğün töreninde kullanılan taçlar din şehitliğinin tacına da gönderme yapar. Rus geleneğinde gümüşten yapılmış taçlar kullanılırken, Grek geleneğinde taçlar yaprak veya çiçekten yapılmaktadır.

ORTAK KADEH

Taç takma törenini, elçisel mektup ve İncil okuması takip eder. İncil okuması, Rabbimiz ve Kurtarıcımız Mesih’in Galile’nin Kana köyündeyken katıldığı ve kutsadığı evlilik törenini anlatır; ki Mesih ilk mucizesini de bu davette gerçekleştirmiştir. Orada Mesih, suyu şaraba çevirmiş ve yeni evli çifte vermiştir. Bu kutsamanın anısına, evlenecek çifte şarap verilir. Bu, neşe ve üzüntünün karşılıklı paylaşımına karşılık gelen ve uyum dolu yaşamı belirten daha iyi yaşamın ortak kadehidir. Şarabın aynı kadehten içilmesi ise evlenen çiftin o andan itibaren hayatta neşeyi ve üzüntüyü ve de her şeyi paylaşacağı ve birbirlerinin yükünü sırtlanacağı ifade edilir. Paylaşılacağı için, onların acıları yarı yarıya azalacak ve sevinçleri de iki katına çıkacaktır.

YÜRÜYÜŞ

Papaz, gelin ve damadı, üzerine Tanrı Sözünü içeren kutsal İncil ve kurtarıcımız Mesih tarafından kurtarılışımızı temsil eden haç yerleştirilmiş bir masanın çevresinde daire çizdirerek yürütür. Böylece karı-koca evli olarak ilk adımlarını atmış olurlar ve Kilise de papaz aracılığıyla onları yürümeleri gereken yola yönlendirmiş olur. Bu yol, merkezinde İncil’in ve Rabbimizin çarmıhının yer aldığı daire ile temsil edilir.  Bu da Hristiyan tarzı hayatın, yaşamın merkezi olan Rabbimiz Mesih’in mükemmel uydusu olduğunu gösterir. Çift, masanın etrafında yürürken onların evlilikte birbirlerine karşı özveriye dayanan bir sevgi (kendini düşünmeyip diğeri için fedakârlık etmeye hazır bir sevgi) beslemeleri gerektiğini hatırlatmak amacıyla kutsal din şehitlerine bir ilahi okunur.

KUTSAMA

Gelin ve damat yerlerine dönünce papaz, damadı kutsayıp şöyle der: “Ey damat, esenlik içinde yürüyüp Tanrı’nın emirlerini doğrulukla yerine getirerek, İbrahim gibi yüceltilmiş, İshak gibi kutsanmış ve Yakup gibi bereketlenmiş ol”. Sonra gelini kutsayıp şöyle der: “Ve sen, ey gelin, kocanda sevinç duyup yasanın gereklerini yerine getirerek – çünkü bu Tanrı’yı hoşnut eder – Sara gibi yüceltilmiş, Rebekka gibi mutlu ve Raşel gibi bereketli ol”. 

 

 

Çeviren: Theophilos

 

15-11-2011 tarihinde yazéldé.

15-11-2011 tarihinde güncellenmiştir.

SAYFA BAŞINA DÖN